Bentley’nin coachbuilt otomobillerden sorumlu kişiselleştirme departmanı Bentley Mulliner, Batur Convertible #4 ile birlikte modern dönemin en kapsamlı müşteri ortak üretim (co-creation) örneklerinden birini ortaya koyuyor. Bu otomobil, yalnızca sınırlı üretim bir Batur Convertible olmanın ötesinde, Mulliner’in teknik, estetik ve üretim kabiliyetlerini genişleten dört ayrı “ilk” uygulamayı aynı gövdede bir araya getiriyor.
Batur Convertible #4, Mulliner Coachbuilt serisinin bugüne kadar tamamlanan en yüksek seviyede kişiselleştirilmiş örneklerinden biri olarak konumlanıyor ve Bentley’nin müşteriyle birlikte geliştirdiği üretim süreçlerinin geldiği noktayı net biçimde ortaya koyuyor.
Müşteri Ortak Üretimi: Sonia Breslow Ve Kişisel Kürasyon Yaklaşımı
Bu otomobil, uzun süredir Bentley’nin coachbuilt modellerini koleksiyonunda bulunduran Sonia Breslow tarafından sipariş edildi. Breslow’un koleksiyonunda daha önce Blower Continuation Series, Speed Six Continuation Series ve modern dönemin ilk coachbuilt Bentley modeli olan Bacalar yer alıyor. Batur Convertible #4, bu silsilenin devamı niteliğinde.
Sipariş sürecinde öne çıkan yaklaşım, tekil parçalar yerine bütünsel bir renk, malzeme ve yüzey uyumu hedeflenmesi. Mulliner tarafında bu süreç, standart konfigürasyon seçeneklerinin ötesine geçilerek müşteriye özgü renklerin, yüzeylerin ve detayların sıfırdan geliştirilmesini içeriyor.
Dört Yeni Mulliner Uygulaması
Batur Convertible #4’ü teknik ve kavramsal olarak ayıran unsur, Mulliner tarihinde ilk kez uygulanan dört farklı çözümün aynı otomobilde yer alması:
- Müşterinin kendi belirlediği renklerden oluşan ilk tri-tone dış renk uygulaması
- İlk kez dış renkle birebir eşleştirilmiş özel tavan bezi
- Müşteri tarafından tasarlanan, animasyonlu karşılama lambası
- Bentley tarihinde ilk kez üç boyutlu baskı yöntemiyle üretilmiş platin parçaların kullanımı
Bu dört unsur, Mulliner’in yalnızca estetik değil, üretim teknolojileri açısından da sınırlarını genişlettiğini gösteriyor.
Dış Tasarım: Tri-Tone Renk Yapısı Ve Sonsuz Kaput Vurgusu
Batur Convertible #4’ün dış yüzeyi, müşteriye özel olarak geliştirilen tri-tone renk düzeniyle şekillendirilmiş. Üst bölümde kullanılan “Breslow Blue”, otomobilin karakterini tanımlayan ana renk olarak öne çıkıyor. Bu rengin 6 mm genişliğindeki parlak gümüş ince çizgiyle bölünmesi, Batur’un “sonsuz kaput” olarak adlandırılan uzun ön tasarımını vurgulamak amacıyla uygulanmış.
Bu renk, yalnızca gövdeyle sınırlı kalmıyor. Bentley tarihinde ilk kez, tavan bezi de gövde rengiyle birebir eşleştirilmiş. Tavan açık konuma alındığında ortaya çıkan Airbridge bölümü de aynı Breslow Blue tonuyla devam ediyor. Bu yaklaşım, üstyapı ile gövde arasında görsel süreklilik sağlıyor.
Dış detaylarda ayrıca:
- “Midnight Breslow Blue” kaput pinstripe
- Jant ve ayna kapaklarında vurgu renkleri
- Parlatılmış titanyum egzoz çıkışları
- Parlak gümüş ızgara detayları
yer alıyor.

Karşılama Lambası: Dijital Kişiselleştirmenin Fiziksel Yansıması
Kabin girişinde kullanılan animasyonlu karşılama lambası, Batur Convertible #4’ün en kişisel detaylarından biri. Sistem, 415.800 mikroskobik ayna kullanarak müşterinin el yazısıyla oluşturulmuş ismini zemine yansıtıyor. Burada dikkat çekici nokta, yalnızca bir grafik projeksiyon değil, ışığın fiziksel olarak şekillendirilmesiyle oluşturulan bir imza etkisi elde edilmesi.
Bu uygulama, Mulliner’in dijital teknolojileri kişisel anlatım aracı olarak nasıl kullandığını gösteren somut bir örnek.
İç Mekân: Renk Sürekliliği Ve Metal İşçiliği
İç mekânda, dış tasarımdaki Breslow Blue tonu doğrudan kabine taşınmış. Açık kahverengi, karamel ve açık mavi tonlarının birlikte kullanıldığı iç düzen, özellikle Airbridge renginin kabinle ilişkilendirilmesiyle bütünlük kazanıyor. Kontrast dikişler tonneau örtüsünden koltuklara, başlıklardan ön konsola kadar kesintisiz biçimde devam ediyor.
Zemin halılarında, Batur ismine ilham veren volkan siluetinin konturlarına yer verilmiş. Bu detay, görsel bir tema olarak otomobilin her alanında kontrollü biçimde tekrarlanıyor.
Üç Boyutlu Baskı Platin: Mulliner İçin Teknik Bir İlk
Batur Convertible #4’ün iç mekânında dikkat çeken bir diğer unsur, Bentley tarihinde ilk kez kullanılan üç boyutlu baskı platin parçalar. Direksiyon üzerindeki üst ölü nokta işareti ve her bir “organ stop” kumandası bu yöntemle üretilmiş.
Bu yaklaşım:
- Geleneksel metal işçiliğini
- Dijital üretim teknikleriyle
- Değerli metal kullanımını
tek bir uygulamada birleştiriyor. Amaç gösterişten ziyade, dokunulan her metal yüzeyin maddi ve üretimsel olarak anlam taşıması.
Güç Aktarma Sistemi: W12’nin Son Ve En Güçlü Hâli
Tüm bu kişiselleştirme seviyesine rağmen, Batur Convertible #4 mekanik olarak Mulliner Coachbuilt serisinin tepe noktasını temsil eden güç ünitesini koruyor. Otomobilde:
- 6.0 litre hacimli
- Çift turbo beslemeli
- El işçiliğiyle toplanmış
- 740 bg güç üreten
W12 motor yer alıyor. Bu motor, Bentley’nin içten yanmalı dönemde sunduğu en güçlü W12 versiyonu olarak Batur serisinin teknik temelini oluşturuyor.
Sonuç
Bentley Batur Convertible #4, performans rakamlarından çok, coachbuilt otomobil kavramının modern bir markada nasıl uygulanabileceğini gösteren bir referans noktası niteliğinde. Müşteriyle birlikte geliştirilen renkler, malzemeler ve üretim teknikleri; otomobili bir “özel seri” olmaktan çıkarıp, Mulliner’in teknik ve estetik kapasitesini belgeleyen bir çalışma haline getiriyor.
Bu otomobil, bireysel zevklerin rastlantısal değil; sistematik ve mühendislik temelli bir kürasyonla nasıl otomobile dönüştürülebileceğinin net bir örneği.











