Singer, Porsche 964 tabanlı yeniden yorumlanan 911 projelerinde, özellikle açık tavanlı versiyonların şasi rijitliği konusunda önemli bir teknik adım attı. Bu süreçte Singer, Formula 1 ve ileri mühendislik dünyasından tanıdığımız Red Bull’un mühendislik kolu olan Red Bull Advanced Technologies ile iş birliği yaptı.
Amaç netti: Cabrio ve Targa gövdeli 964’lerin torsiyonel rijitliğini, kapalı gövdeli Coupé seviyesine yaklaştırmak.

Singer Restorasyon Süreci Nasıl Başlıyor
Singer’a bir Porsche 911 ulaştığında süreç klasik bir restorasyon anlayışından çok daha ileri başlıyor.
Araç tamamen sökülüyor:
- İç mekân tamamen çıkarılıyor
- Tüm gövde panelleri ve mekanik bileşenler ayrılıyor
- Geriye yalnızca çelik monokok şasi kalıyor
Bu şasi daha sonra detaylı biçimde:
- İnceleniyor
- Temizleniyor
- Güçlendirme için hazırlanıyor
Singer’ın temel yaklaşımı, otomobili yeniden inşa etmeden önce yapısal temeli mükemmelleştirmek.
Red Bull Advanced Technologies Sürece Nasıl Dahil Oldu
Bu noktada devreye Red Bull Advanced Technologies giriyor. Singer ile birlikte çalışılarak 964 şasisi:
- Dijital olarak taranıyor
- Manuel ölçümlerle doğrulanıyor
- Üç boyutlu mühendislik modeline dönüştürülüyor
Bu veriler üzerinden Finite Element Analysis (FEA) yazılımı kullanılarak, özellikle Cabrio ve Targa versiyonlarda şasinin hangi bölgelerinin en fazla yük altında çalıştığı detaylı biçimde analiz ediliyor.
Torsiyonel Rijitlik Neden Kritik
Açık tavanlı otomobillerde:
- Gövde burulma direnci düşer
- Süspansiyon geometrisi daha fazla çalışmak zorunda kalır
- Direksiyon tepkileri ve fren stabilitesi olumsuz etkilenir
Singer ve Red Bull ekibi, bu dezavantajları yalnızca takviye plakalarla değil, doğrudan yapısal mühendislik yaklaşımıyla çözmeyi hedefledi.
13 Adet Karbon Fiber Yapısal Eleman
Yapılan analizler sonucunda, şasinin en çok zorlanan bölgeleri belirlendi ve bu noktalar için özel olarak geliştirilen 13 adet karbon fiber yapısal parça tasarlandı.
Bu parçalar:
- Şasiye bonded (yapıştırmalı) yöntemle entegre ediliyor
- Orijinal monokok yapıyı bozmadan çalışıyor
- Ağırlık artışı minimum seviyede tutuluyor
Sonuç olarak açık tavanlı 964’lerde torsiyonel rijitlik %175 oranında artırılmış durumda.
Sürüşe Etkisi Ne Oldu
Singer’a göre bu güçlendirme yalnızca teknik bir kazanım değil, doğrudan sürüş deneyimini etkileyen bir gelişme.
Elde edilen sonuçlar:
- Direksiyon hassasiyeti belirgin biçimde artıyor
- Frenleme sırasında şasi daha stabil kalıyor
- Süspansiyon çalışması daha tutarlı hale geliyor
- Açık tavanlı versiyonların sürüş hissi, Coupé modellerle aynı seviyeye yaklaşıyor




Classic Turbo Programı İçin Özel Geliştirme
Bu şasi güçlendirme çalışması özellikle Singer’ın Classic Turbo programı için geliştirildi.
Bu otomobiller:
- 1970’lerin 930 Turbo ruhuna saygı duruşu niteliğinde
- 450–510 beygir aralığında güç üretiyor
- Arkadan itişli
- Altı ileri manuel şanzımanlı
Yani performans seviyesi yükseldikçe, şasi rijitliği kritik bir gereklilik haline geliyor.
Singer Yaklaşımının Özeti
Singer’ın bu projedeki yaklaşımı net:
- Görsel restorasyon yeterli değil
- Mekanik mükemmellik kadar yapısal mühendislik de şart
- Açık tavanlı otomobillerde “kaçınılmaz” kabul edilen zaaflar kader değil
Red Bull Advanced Technologies ile yapılan bu iş birliği, Singer’ın neden modern coachbuilt dünyasında ayrı bir yerde durduğunu teknik olarak da ortaya koyuyor.





